(3213 S. K. m. 40, 41)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: İcra Mahkemesi'nin gerekçesinde de vurgulandığı üzere 3213 Sayılı Yasa'nın 40 ve 41. maddelerinde öngörülen hükümler esas alınarak haczedilmezlik şikayetinin çözümlenmesi gerekir. 3213 sayılı yasanın 40. maddesinde; madenin işletilmesinde, gerekli olan kuyular, ocaklar ve galeriler ile makineler, binalar , yer altında ve yer üstünde kullanılan her türlü nakil vasıtaları, madenin çıkarılması, temizlenmesi, izalesi gibi cevherin kıymetlendirilmesine yarayan alet ve tesisler ve (1) senelik işletme malzemesinin üzerine münferiden haciz konulamaz. Ancak, işletme hakkı ile bir bütün teşkil eden 1. fıkrada yazılı tesis, vasıta, alet ve malzemenin tamamı veya çıkarılmış cevherlerle bu cevherlerin bakiyeleri ve cürufu üzerine konulabilir hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda haczedilen otonun binek aracı olarak kullanıldığı iddia edilmektedir. Bu durumda, mahkemece anılan yasanın emredici kuralı resen nazara alınarak, Maden İşletme Ruhsatı getirtilip haczedilen menkullerin (otonun) işletme hakkı ile bir bütünlük arzedip etmediği ve münferiden haczedilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Yukarıda açıklanan araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy