(6762 S. K. m. 634, 690) (2004 S. K. m. 170/a)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlattığı takipte, borçlunun dayanak senetteki imzayı inkar etmesi halinde mahkemece, öncelikle, dayanak senedin kambiyo vasfında olup olmadığı ve alacaklının müracaat hakkının bulunup bulunmadığı İİK. nun 170/a maddesine göre mahkemece resen denetlendikten sonra gerektiğinde işin esasının incelenmesine geçilmelidir. Bu sebeple borçlu cirantanın imzaya yönelik itirazı açısından dayanak senedin tetkiki gerekli bulunmaktadır.
TTK. nun 634. maddesi gereğince, hamilin müracaat hakkını kullanması için zorunlu olan protesto düzenlemek keyfiyeti bazı hallerde ilgililerin isteğiyle kaldırılabilir. TTK. nun 634. maddesi gereğince, keşideci ciranta ve aval veren gibi müracaat borçluları hamili protesto çekmekten muaf tutabilirler. Poliçe (bono) üzerine (TTK. nun 634/ı) muafiyeti ifade eden bir kaydın yazılması ile ve kaydı koyan tarafından imzalanması halinde hamil protesto çekmek mecburiyetinden kurtulur. Poliçeye (bonoya) protestodan muafiyet kaydının keşideci tarafından konulması halinde; bu olgu poliçeden (bonodan) dolayı borç altına girmiş olanların hepsine karşı hüküm ifade eder (TTK. nun 634/III C.1), protestodan muafiyet kaydının ciranta veya aval veren tarafından yazılması halinde muafiyet hükmü yalnız o kimse ile sınırlıdır (TTK. nun 634/III C.2). TTK. nun 690. maddesi göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK. nun 634. maddesi koşullarında dayanak bononun incelenmesinde, takip dayanağı senedin ön yüzünde, keşideci S
Mermer madencilik San. Tic. A.Ş.nin protestodan muafiyet kaydı koyarak imzaladığı görülmekle, hamilin protesto çekmek mecburiyetinden kurtulduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca da, mahkemece (muteriz ciranta) borçlunun imzaya itirazının esasının tetkiki gerekirken, henüz kesinleşmemiş bulunan aynı takip dosyasına ait İstanbul 7. İcra Mahkemesi'nin 26.05.2004 gün 2004/829-974 sayılı ve takibe konu bononun protesto edilmemesine dayalı takibin iptal kararı gerekçe gösterilerek talep hakkında karar kurulmasına gerek olmadığına biçiminde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy