(2004 S. K. m. 170/A) (6762 S. K. m. 615, 688, 689, 690)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip borçlusunun İcra Mahkemesine başvurusu, senet altındaki imzaya itirazdır. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ve bu rapor doğrultusunda imza itirazının kabulüne, borçlu hakkındaki takibin iptaline ve takip konusu asıl alacağın %40'ı oranında inkar tazminatının alacaklıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, takibe konu senedin incelenmesinde; senedin tanzim tarihinin 17.09.2004, vade tarihinin ise 20.08.2004 tarihi olduğu görülmektedir. Tanzim tarihinden evvelki vadeyi taşıyan bu senette tanzim tarihinin TTK.nun 690. madde göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK.nun 615. maddesine aykırı olarak düzenlendiğinin kabulü gerekeceğinden TTK.nun 688 - 689. maddeleri gereğince dayanak senedin kambiyo (senedi) vasfı bulunmamaktadır. Mahkemece İİK.nun 170/a maddesi gereğince takibin resen iptali zorunludur.
Öte yandan 4949 Sayılı Kanunla Değişik İİK.nun 170/a-son maddesi ile mahkemece borçlunun imza itirazının kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edeceği düzenlenmiştir. Somut olayda ise, takip alacaklısı senedin cirantası olup bonodaki imzanın muteriz keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek konumda değildir. Adı geçenin keşideci imzasının huzurunda atılmasını sağlayarak imzanın borçlu eli ürünü olduğu kontrol edip senedi alması da mümkün olmadığından yasanın aradığı anlamda ağır kusurlu olduğu kabul edilemez ve bu nedenle de aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de kabule göre doğru değildir. İİK.nun 170/a-son maddesine göre takip iptal edileceğinden mahkemece inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup belirtilen gerekçeler karşısında mahkeme kararının inkar tazminatı yönünden bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Kayseri 2. İcra Mahkemesi'nin 24.06.2005 tarih, 2004/619-2005/387 sayılı kararının hüküm bölümünün icra inkar tazminatı ile ilgili 2.fıkrasının tamamının silinerek karar metninden çıkarılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.438. maddeleri uyarınca düzeltilerek ONANMASINA, mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy