(2004 S. K. m. 170/A)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı tarafından 17.03.2005 tarihinde borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun süresinde şikayette bulunarak dayanak bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı için anılan özel yol ile takibe konu edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini istediği anlaşılmaktadır. Takip konusu senedin tetkikinde tanzim tarihinin 23.05.2005 olduğu ve herhangi bir vadeyi içermediği, lehtarın takip alacaklısı keşidecisinin ise takip borçlusu ve keşide yerinin de Ankara olduğu görülmektedir. Takip sırasında alacaklı Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak 21.03.2005 tarih ve 2005/209 D. İş sayılı kararıyla ihtiyati haciz kararı almış ve bu kararı 22.03.2005 tarihinde de uygulatmıştır. İhtiyati haciz sırasında borçlu, borcu kabul etmiştir. Dairemizin süreklilik kazanan içtihatlarında açıklandığı üzere bonoda tanzim tarihinin bulunması zorunludur. Ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmez. Bu tarih ister bononun düzenlendiği sırada ileri bir tarihi göstermiş olsun ister alacaklı tarafından sonradan yazılmış bulunsun bononun niteliklerini etkilemeyip kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasına mani teşkil etmez. Ayrıca, borçlu hakkında bu senede dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alınmakla senetteki borç muaccel hale de gelmiştir. Tüm bu nedenler ve İİK' nun 170/a son maddesi de gözetilerek mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy