(2004 S. K. m. 50/1, 68) (1086 S. K. m. 22)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının genel haciz yolu ile yaptığı takipte borçlular yasal süresi içerisinde icra dairesine sundukları itiraz dilekçesinde borca itiraz etmemiş sadece İstanbul İcra Dairelerinin yetkisine karşı çıkmışlardır. Alacaklı tarafça icra mahkemesinden adı geçenlerin yetkiye yönelik itirazlarının kaldırılması talep edilmiştir. Borca itiraz edilmemiş olması nedeniyle takip konusu alacak kesinleştiğinden, dayanak belgenin İİK.nun 68. maddesinde belirtilen nitelikte bir belge olup olmadığı somut olayda tartışılamaz. İİK.nun 50/1. madde göndermesiyle uygulanması gereken HUMK.nun 22. maddesi gereğince kamu düzenine aykırı olmayan hallerde tarafların sözleşme ile yetkili yeri belirlemeleri mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmış olup, alacaklının bu yerde takip yapmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece alacaklının yetki itirazının kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken alacağın aslına itiraz edilmediği düşünülmeksizin dayanak belgenin İİK.nun 68. maddesinde yazılı belge niteliğinde olmadığından bahisle yetki itirazının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy