(7201 S. K. m. 20, 21, 32)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu aleyhine, alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan icra takibinde çıkartılan örnek 49 ödeme emrinin şirket yetkilisinin tebligatı almadan imtina etmesi üzerine ilgili mahalle muhtarına tebliğ evrakının bırakıldığı, 2 nolu formülün şirket adresinin kapısına yapıştırıldığı ve komşu Mehmet G.'e de haber verildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında tebligat işleminin T.K.nun 21. maddesi uyarınca yapıldığı sonucuna varılmalıdır.
Borçlu şirket vekili şikayet dilekçesinde; takipten 01.03.2005 tarihinde haberdar olduklarını öne sürmüş, ayrıca, bu tarih itibariyle de icra takip dosyasında borca itiraz etmişlerdir. Ancak; tebliğ tarihinin düzeltilmesi amacıyla icra mahkemesine başvuru tarihi 19.04.2005 olduğu için Mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen ve T.K.nun 32. maddesine de aykırı şekilde ve tebligatın T.K.nun 20. maddesine göre yapıldığı gerekçesi ile şikayetçinin 01.03.2005 tarihli takibe itirazının süresinde olduğu sonucuna varılması ve takibin kesinleştirilmesi yönündeki müdürlük işleminin usulsüz olduğuna değinilip bu kesinleştirmeden sonra yapılan işlemlerin iptali ve takibin durdurulması yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy