(2004 S. K. m. 89) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 55)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Antalya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2002/2485 sayılı takip dosyasında, taraflar arasında noterde düzenlenen satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yazılı adrese (Şehit Teğmen Kalmaz Cad. Modem Çarşı Kat:4 No:507/A-Ulus/Ankara) ödeme emri çıkarılmış, Tanınmıyor şerhi ile bile tebliğ iade olunduktan sonra, takip dosyası içerisinde borçlunun, zabıta marifetiyle adres tahkiki ve tespiti istenilmiş, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Ticaret Sicil Memurluğunda adres araştırmaları yapılmış, sonuçta; Ankara Tic. Sicili Memurluğu (Sanayii Cad. Doğan Sok. Ali Özpişkin İş Merkezi No:1/159-Ulus/Ankara ) 07.01.2003 tarihli yazıları ile verilen adrese tebligat iki kez çıkarılmış 03.02.2003 ve 17.03.2003 tarihlerinde adresten ayrıldığı meşruhatı ile tebligatların iade olunmasından sonra, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi ve Nizamnamenin 55. maddesi uyarınca, borçluya ödeme emri ve takip dayanağı belgeler 01.04.2003 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunmuş ve o tarihte yürürlükte bulunan divanhaneye talik prosedürüne de uyulmuştur.
Açıklanan şu duruma göre borçluya ödeme emri tebliği usulüne uygundur.
Yasal süresinde takibe itirazda bulunulmadığından borçlu hakkındaki takip kesinleşmiştir. Kesinleşen takip üzerine borçlunun, üçüncü kişi TC. Ziraat Bankası nezdindeki mevduatının haczini teminen 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesinde usul ve yasaya uymayan bir cihet yoktur. İcra dairesinin, borçlu vekilinin 09.11.2004 tarihli itirazının, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olduğundan bahisle reddine dair 17.11.2004 tarihli kararında ve takip işlemlerinde de iptali gerektirir bir durum bulunmamaktadır. O halde, borçlu şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken takip dosyası safahat ve dosyalardaki belgelerle örtüşmeyecek şekilde, talep de aşılmak suretiyle şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy