(818 S. K. m. 101) (4721 S. K. m. 875)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 27.06.2005 tarih, 10146/13849 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 13.11.2001 tarih ve 3281 yevmiyle no'lu ipotek akit tablosunun incelenmesinde, taraflar arasında 9.500.000.000 TL bedelli süresiz ve faizsiz kesin borç (karz) ipoteği kurulduğu anlaşılmaktadır. TMK'nun 875. maddesi gereğince karz ipoteği tapu sicilinin rehinler hanesinde yazılı olan alacak miktarını, takip giderlerini yasal sınırlamalara uyularak geçen günlerin faizlerini teminat altına alır. İpotek faizsiz ve süresiz kurulduğundan borcun muaccel hale gelmesi borçlunun temerrüde düşürülmesine bağlıdır. Zira BK.'nun 101/2. maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede belirtilmemiştir. Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında BK'nun 101. maddesinin muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur hükmü dikkate alınmalıdır. Borçlu ihtar ile temerrüde düşeceğinden alacaklı ihtardan itibaren geçmiş günler faizini isteyebilecektir. Alacaklı, alacağını Noterde düzenlediği ihtarname ile istemiş ise de bu ihtarname borçluya tebliğ edilemediği için sonuç doğurmaz. Ancak alacaklı Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2002/4960 esas sayılı takip dosyasında bu alacağını daha önce takip konusu yaptığı anlaşılmakla önceden yapılmış bir ihtar bulunmasa dahi kesinleşen bu takip ile borçlunun mütemerrit olduğunun kabulü gerekir. Çünkü alacaklı ödeme emrinin tebliğ suretiyle ödeme talebini en ciddi ve etkili biçimde borçluya iletmiş olmaktadır. Bu durumda, alacaklının başlattığı bu ikinci takipte, ödeme emrinin tebliği tarihi itibarı ile başlatılacak yasal faizi ile birlikte ipotek alacağını isteyebilir. Mahkemece ipotekli borç muaccel hale gelmediğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup kararın yukarıda belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.06.2005 tarih ve 2005/10146 esas, 2005/13849 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda belirtilen nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy