(4389 S. K. ek m. 5, 14) (YHGK 09.06.2004 T. 2004/12-336 E. 2004-338 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: 4389 Sayılı Kanuna 5020 S.K.nun 27. maddesi ile eklenen Ek. 5. maddesinde (Kamu bankalarında Halk Bankası A.Ş. dahil ve sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar yada yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı ayni hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan haklarında diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine olmamak üzere Fon ve Hazine alacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümleri bankalarınca uygulanır.) hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda alacaklı, Halk Bankası A.Ş. yasanın anılan maddesi kapsamına girdiği için 4389 Sayılı Yasanın 14/5-c maddesine 5020 Sayılı Kanunun 19. maddesi ile eklenen (ek 2.cümle) gereğince borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcı, bankanın alacağından mahsup edilemez. bu özel hüküm nedeniyle HGK.nun tahsil harcının dosyaya yatan paradan mahsubu gerektiği yönündeki 09.06.2004 tarih ve 2004/12-336 E. 2004/338 K. sayılı kararın olayda uygulanma yeri yoktur. 26.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5020 Sayılı Kanunun 19. maddesi ile getirilen harçlarla ilgili bu değişiklik niteliği gereği yargılamanın her aşamasında uygulanır.
O halde, yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayetin kabulü yerine reddi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy