(2004 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 443)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekilinin dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceğinden bahisle Bursa 4.İcra Mahkemesine sunduğu şikayeti ilgili Mahkemece incelenerek 2004/1015 esas sayılı dosyasında icra emrinin iptaline karar verildiği, bu kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği, alacaklının daha sonra yeniden icra emri tanzim ettirip borçluya tebliğ ettirmesi üzerine bu defa borçlunun yeniden İcra Mahkemesine başvurarak takibe konu ilamın kesinleşmeden takibe konamayacağı hususunda daha önceki şikayetinden söz ederek bu konudaki mahkeme kararının da temyiz edildiğinden bahisle sonucunun beklenmesini, ayrıca uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürüp takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Mahkemece yeniden icra emri tebliğ edilmiş olmakla borçlunun itiraz hakkının doğduğu, faize ilişkin itirazlarının incelenerek bu konudaki itirazının yerinde olmadığı daha önceki dosyanın da bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı açıklanarak borçlunun tüm istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, takip dayanağı ilamın Yargıtay 8.Hukuk Dairesince eksik incelemeden dolayı 14.06.2005 tarih ve 2005/1978 esas - 2005/4438 karar sayılı kararı ile bozulduğu tespit edilmiştir.
Borçlunun daha önceki şikayeti ile ilgili olarak verilen Bursa 4.İcra Mahkemesinin 2004/1015 esas - 2005/262 karar sayılı kararı Dairemizin 15.09.2005 gün ve 2005/13059 esas 2005/17126 karar sayılı ilamı ile (dayanak ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceği) açıklanarak Mahkemece takibin iptali yerine icra emrinin iptali yolunda hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş ve karar bozulmuştur. O halde mahkemece, aynı mahkemenin takibin iptali ile ilgili 2004/1015 esas sayılı dosyasının sonucu beklenmeden yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy