(2004 S. K. m. 95, 97, 134) (818 S. K. m. 226)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra alacaklının borçluya ait iş yerinde haciz uygulattığı ve haciz sırasında borçlunun haczedilen malların üçüncü kişiye ait olduğunu ileri sürmesi üzerine, bu iddianın haciz tutanağına yazıldığı, daha sonra üçüncü kişinin de bu malların kendisine ait bulunduğunu bildirmesinden sonra İcra Müdürlüğünce İİK.nun 96 ve 97. maddeleri prosedürünün uygulanmasına karar verilmesine rağmen anılan maddede yazılı kurallar yerine getirilmeden mahcuz malların satışının yapıldığı anlaşılmaktadır.
3. kişi İcra Mahkemesine başvurusunda İcra Müdürlüğünce İİK.nun 96. maddesinde öngörülen işlemlerin yerine getirilmemesinin kamu düzenine de aykırı olduğu öne sürülerek satış işleminin iptali ve icranın eski hale iadesine karar verilmesinin istendiği görülmektedir.
Mahkemece, yapılan incelemede satılan mahcuz malların şikayetçiye ait olduğu belgelendirildiğinden ve süresinde üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu halde bu durumu bilen alacaklının mahcuz malları sattırmasında iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmiştir.
İİK.nun 134/2. maddesi; ihalenin feshini, BK.nun 226. maddesinde yazılı sebeplerde dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu tapu sicilindeki ilgililer ve pay sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde ihalenin feshini isteyebilirler hükmünü içermektedir. İhalenin feshini isteyen üçüncü kişi, anılan yasa maddesinde açıklanan ilgililerden olmadığı için isteminin aktif dava ehliyetsizliğinden reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy