(2004 S. K. m. 133, 366) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK' nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2- Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hissedar davalıların 16.03.2003 tarihinde 136.000.000.000.TL. bedelle taşınmazı satın aldıkları ve kendilerine 20 gün içinde ihale bedelini yatırmaları için mehil verildiği görülmüştür. Bu aşamada İİK. nun 134.madde koşullarında ihalenin feshi davası açılması nedeniyle satın alan hissedarlar kendi hisseleri dışında kalan hisselere isabet eden miktarı teminat mektubu olarak 20 günlük süre içinde İcra Dairesine yatırmışlardır. Bu durumda İcra Müdürlüğünün İİK. nun 133.maddesine göre ihale bedelinin verilen sürede yatırılmadığına ilişkin fesih talebinin reddine yönelik kararı yerindedir. İcra Mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle İcra Müdürü işlemine yönelik şikayetin reddine karar vermek gerekirken satışın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira, İİK. nun 133.maddesine göre ihaleyi fesih yetkisi İcra Müdürüne ait olup Mahkemece anılan madde nedeniyle ihalenin feshine karar verilemez.
Öte yandan, Dairemizce oluşturulan ve süreklilik arzeden içtihatları doğrultusunda her ne kadar İİK. nun 133.maddesinde fesih için bir süre öngörülmemiş ise de, yasa koyucunun amacına uygun olarak bir yıllık hak düşürücü süre İİK. nun 133.maddesine göre ihalenin feshi istemlerinde de uygulanacağından Mahkemece şikayetin 16.06.2003 tarihli ihaleye ilişkin olarak 22.11.2004 tarihinde yapıldığı nazara alınmak sureti ile süre aşımından reddine de karar verilmesi yerine kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy