(818 S. K. m. 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172) (2004 S. K. m. 134)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacağın temliki Borçlar Kanunu'nun 162-172. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder. Bunun üzerinde tasarruf etme yetkisini kazanır. Temlik eden alacaklının da bu aşamadan sonra artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından (kalmadığından) bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapması mümkün değildir. Bu durumda, temlik işlemi ile temlik eden, borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatı ile alacağı devralan 3.kişi geçer. Alacakla ilgili her türlü (dava açma, takip yapma, temlik etme...gibi) hukuki işlemler bu 3.kişi tarafından yapılır.
15.06.1998 tarihinde İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 1998/3517 E, sayılı icra dosyasında alacaklı Akbank, borçlu Ahmet Nazım Özgörkey aleyhine genel haciz yolu ile takip başlatmış ancak bu alacağını 11.12.2000 tarihinde Avni Bilgin'e temlik etmiştir. Temlik alacaklısı Avni Bilgin 11.12.2000 tarihinde borçlu uhdesinde bulunan nizalı taşınmaz hariç olmak üzere dosya alacağını 270.000.000.000 TL. bedel mukabilinde Cumhur Kendir'e 11.12.2000 tarihinde temlik etmiştir. Her ne kadar kısmı temlik mümkün ise de adı geçenin maliki olmadığı bir hakkı temliki geçerli değildir. Bir başka deyişle tapuda borçlu Ahmet Nazım Özgörkey adına kayıtlı bulunan taşınmazın temlik dışında tutulması bu durumda sonuca etkili değildir. 11.12.2000 tarihli temlik ile Avni Bilgin'in dosyada alacaklı sıfatı kalmamıştır. Bu nedenle de Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2000/6187 E, sayılı dosyasındaki alacaklı Hüseyin Kemalıoğlu'na borçlu bulunan Avni Bilgin açısından 120/2. madde koşullarında alınan yetki belgesine dayanılarak Avni Bilgin'e borçlu olduğundan bahisle Ahmet Nazım Özgörkey'in mahcuzunun satılmasına karar verilerek ihalenin gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Bu durum başlı başına bir fesat olgusu olup, ihalenin feshini gerektirir. Mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy