(2004 S. K. m. 169)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Mahkemece borçluların talebi üzerine %15 teminat yatırılması halinde takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak bu teminat borçlularca yatırılmadığından takibin durdurulması yönündeki ara kararı herhangi bir sonuç doğurmaz. Diğer bir anlatımla, alacaklının İİK'nun 169. maddesi uyarınca takip işlemlerini satış hariç sürdürmesinde yasal bir engel kalmamıştır. Nitekim, alacaklının ihtiyati haciz sırasında yatırdığı teminatın, icra müdürlüğünce borçlularca teminat yatırılıp takip durdurulmadığından bahisle alacaklı vekiline ödendiği, takip işlemlerinin sürdüğü, buna rağmen mahkemece borçluların İİK'nun 169-a/6. maddesine aykırı şekilde inkar tazminatına mahkum edilmeleri isabetsiz olduğu gibi ayrıca faize ilişkin itirazları kabul edildiği halde borçlular lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve borçluların yapmış bulundukları yargılama giderlerinin taraflar arasında denkleştirilmesi yerine bunların tümünün borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy