(2004 S. K. m. 169, 169/A) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu tarafın istemi üzerine mahkemece %100 teminat yatırılması halinde takibin durdurulması yönünde ara kararı oluşturulduğu, ancak borçlu tarafça bu teminat yatırılmadığından alacaklının takip işlemlerini (İİK'nun 169. maddesi uyarınca) satış işlemleri dışında sürdürmesinde yasal bir engel kalmamıştır. Nitekim, alacaklı yatırmış olduğu ihtiyati haciz teminatının iadesini icra müdürlüğünden talep ettiği ve icra müdürlüğünce bu teminatın iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece borçlunun İİK'nun 169-a/6. maddesine aykırı şekilde icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulması isabetsiz ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Adana 5. İcra Mahkemesi'nin 05.07.2005 tarih, 2005/75 esas 411 karar sayılı kararının hüküm bölümünün 1. bendinde yer alan asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına ibarelerinin karar metninden silinerek çıkarılmasına, kararın düzeltilen bu şekliyle İİK 366 ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına mahal olmadığına, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy