(2004 S. K. m. 134)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alıcı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra Mahkemesince fesat olgusuna dayanılarak ihalenin feshine karar verilmiş ise de, dinlenen tanık beyanları mücerret iddiadan öteye gitmemiş, bu iddiayı doğrular biçimde fesatın varlığını somut bir olayla örtüşmemiştir. Kaldı ki davacı tanığı Ramazan Kızılkum Özel İdare Müdürü olup, bizzat davacının ve eşinin ihaleden önce kendisine gelerek, diğer hissedarlarla babadan kalan taşınmazla ilgili olarak anlaşmak istediklerini beyan etmişlerdir. Şu durumda ihale anında ihaleyi engeller biçimde bir olay olmadığı, bu iddiayı doğrular mahiyette tarafların Savcılığa veya Emniyet Güçlerine müracaatlarının bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece mücerret iddiadan öteye gitmeyen fesat olgusuna dayanılarak ihalenin feshine karar verilmesi bu nedenle doğru görülmediği gibi tüm paydaşlar davaya dahil edilerek taraf teşkili tamamlanmadan işin esasına girilmemesi de yerinde değildir.
Sonuç: Alıcı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy