(818 S. K. m. 14)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu hakkında 15.03.2004 keşide tarihli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmıştır. 163 örnek ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra borçlunun süresinde İcra Hakimliğine başvurduğu ve çekteki ciro imzasına karşı çıktığı görülmektedir. Yaptırılan Adli Tıp incelemesinde çekteki ciro imzasının borçlu şirket yetkilisi E. A.'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği,ancak cirodaki "E. A" yazılarının borçlu şirket yetkilisi E. A. 'nın eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece anılan rapor esas alınarak itiraz kabul edilmiştir.
B.K.nun 14.maddesi ( imza, üzerine borç alan kimsenin el yazısı olmak lazımdır ) düzenlenmesini getirmiştir. El yazısı ile atılacak imzanın ne şekilde olacağı konusunda ayrı bir şekil şartı yoktur. Kişi, kendisine özgü, belirli karakteri içeren sembolleri göstererek imza atabileceği gibi ad ve soyadını yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak kişi, bu şekilde karakterleri ve sembolleri kullanırken veya ad veya soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir. Bu husus kişinin uygulamada hangi imza şeklini benimsediğinin tespiti ile anlaşılabilir. Alacaklıya yukarıdaki açıklamalar ışığında delil ve örnek imza sunması için imkan tanınmamıştır. Davanın niteliği gözetildiğinde ispat külfetinin alacaklıya ait olduğu düşünülerek borçlu şirket yetkilisi E. A 'nın ad ve soyadını yazmak suretiyle imza atmak şeklinde bir uygulaması olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy