(1086 S. K. m. 443/4)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
HUMK'nun 443/4. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Buna karşılık gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel şahsi haklara yönelik) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku 3. Cilt Sf: 2212)
Somut olayda takip konusu ilamın incelenmesinde takip alacaklısının borçlu aleyhine meni müdahale ve ecri misil davası, borçlunun da karşılık dava olarak alacaklı aleyhine tapu iptal ve fesat davasını açtığı bu davanın mahkemesince birleştirilerek borçlunun isteminin reddine alacaklının davasının kabulüne karar verildiği, davalı borçlunun anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında taşınmazın aynı ihtilaflı olduğundan takip konusu ilamın infaza konulabilmesi için kesinleşmesi zorunludur. Bu nedenlerle şikayetin kabulü yerine reddi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy