(1086 S. K. m. 443)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip, boşanma ilamında yer alan 10.000 YTL maddi tazminatın tahsilini teminen 03.06.2005 tarihinde açılmıştır. HUMK. nun 443/4. maddesi hükmü uyarınca, aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler kesinleşmedikçe icra olunamaz. Dayanak karar derecattan geçerek 20.10.2004 tarihinde kesinleşmiştir. İlamda faize ilişkin hüküm bulunmasa dahi, kesinleşme tarihinde muaccel olan alacağa 16.06.2005 tahsil tarihine kadar yasal faiz istenmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. 20.10.2004 tarihinde muaccel olan alacağı ödemeyerek takibin açılmasına sebebiyet veren borçlunun takip giderlerinden de sorumlu tutulması gerekli bulunmaktadır. Bu durumda, şikayetin esasının yukarıda açıklanan ilkelere göre incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kararda faize hükmedilmediğinden bahisle takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy