(2004 S. K. m. 68/A, 170)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yaptığı takipte borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda tebligatın usulsüzlüğünü, işlemiş faizin fazla talep edildiğini buna göre işlemiş faizin faiş olduğunu ve bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını itirazen bildirmiştir. Borçluya çıkartılan İİK'nın 68/a meşruatını taşımayan duruşma davetiyesinin tebliğinden sonra yapılan yargılamada borçlu duruşmaya gelmemiş alacaklı ise davayı takip etmeyeceği yönünde açıkça bir beyanda bulunmamıştır. Davayı kabul etmiyoruz, reddini isteriz şeklindeki açıklaması davayı takip ettiği anlamında sayılmalıdır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş öncelikle tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayeti taraflar gelmeseler dahi incelenerek itirazın süresinde olduğunun anlaşılması halinde imza itirazı ve faiz talebinin denetlenmesi açısından masrafı davayı takip eden alacaklıdan alınmak suretiyle borçlu adına imza incelenmesi yolundan meşruatlı davetiye çıkartılarak geldiği takdirde İİK'nın 170. maddesi göndermesi ile uygulanması gerekli 68/a maddesi çerçevesinde ve faizin denetlenmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2005 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy