(2004 S. K. m. 65) (1086 S. K. m. 76) (7201 S. K. m. 32)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tebligatın usulsüzlüğü gecikmiş itiraz nedeni yapılamaz. HUMK. 76. maddesi gereğince hukuki tavsif hakime aittir. Bu nedenle borçlunun tebligatın usulsüz olduğundan bahisle gecikmiş itiraz istemi ile icra mahkemesine başvurusunda; Mahkemece karar gerekçesinde yer alan açıklamalara uygun olarak hüküm kurulması gerekirken gerekçe ile ters düşen biçimde gecikmiş itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş karar gerekçesinde somut olaya uygun olarak tespit edilen tebligatın usulsüzlüğüne karar verildikten sonra 7201 S.K. 32. maddesi nazara alınarak borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu tarihi tebliğ tarihi olarak tespiti ile yetinmek gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy