(2004 S. K. m. 65) (1086 S. K. m. 76) (7201 S. K. m. 32) (YHGK 05.06.1991 T. 1991/12-258 E. 1991/344 K.) (YHGK 27.06.2001 T. 2001/12-543 E. 2001/560 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK. nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretinin gösterir delillerle birlikte esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde İcra Mahkemesine bildirmesi gerekir.
Borçlu Hamdi Şeker'e 51 örnek ödeme emri 27.11.2004 tarihinde aynı çatı altında eşi Bedia Şeker'e şeklinde tebliğ edilmiş ise de, mahkemeye başvuru dilekçesine ehli İzmir Cumhuriyet Savcılığı müddetnamesinden borçlunun 20.11.2004 tarihinde cezaevine girdiği şartla tahliye tarihinin 11.03.2005 ve bihakkın tahliye tarihinin 17.08.2005 olduğu, bir başka anlatımla tebliğin yapıldığı tarihte adı geçenin cezaevinde olduğu anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun 19.maddesinde; mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder hükmü yer aldığından borçluya yapılan tebligatın usulsüz olduğu görülmektedir.
Borçlu vekilinin mahkemeye verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini kullanması, HUMK. nun 76. maddesi uyarınca hukuki tavsifin Hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp başvuru bu hali ile 7201 Sayılı Yasanın 32. maddesine dayalı tebligatın usulsüzlüğü şikayetidir. (HGK. nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E. - 1991/344 K. sayılı kararı) borçlunun usulsüz tebliği muttali olduğu tarihe göre takibin şekline göre süresinde İcra Dairesine itiraz etmemiş olması tebligatın usulsüzlüğü ile ilgili şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. (HGK. nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 E. - 2001/560 K. sayılı ilamı)
Borçlunun tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunacağı ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılabileceği yönünden şikayette hukuki yararı vardır. O halde, Mahkemece, borçlunun bildirdiği usulsüz tebliğe muttali olduğu tarihin, tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki ilkelere uygun olmayan değerlendirme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy