(7201 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 62, 68)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HUMK'nun 62, 68. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda, borçlu davalı Seka Genel Müdürlüğü takip dayanağı ilamda vekil ile temsil edildiği için yukarıda yazılı nedenlerle icra emrinin vekile tebliğ edilmesi gerekli bulunmaktadır.
İcra emrinin asıla tebliğ edilmesinden sonra her ne kadar borçlu vekili tarafından yasal süresinde icra mahkemesine başvurulmuş ise de, dilekçede sadece tebligatın usulsüzlüğünün ileri sürüldüğü, başkaca esasla ilgili herhangi bir itiraz nedenine yer verilmediği görülmüştür. Borçlu vekili tebligatın usulsüzlüğünden yakındığına göre, mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmelidir. Adı geçenin yasal süresinde mahkemeye başvurması halinde ve esasla ilgili itiraz nedenlerini de dilekçesinde göstermesi durumunda artık icra emrinin iptalinde adı geçenin hukuki yararının bulunmadığından söz edilebilir. Oysa ki, borçlu vekilinin kendisine icra emri tebliğ edilmesinden sonra yeniden itiraz hakkı oluşacaktır. Bu nedenle mahkemenin gerekçesi yerinde görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy