(1086 S. K. m. 12, 409)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun süresinde icra mahkemesine başvurduğu ve İstanbul icra dairelerinin yetkili olmadığını, takip konusu bononun sahte olarak düzenlendiğini ve keşideci imzasının da kendisine ait olmadığını öne sürerek itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece borçlunun yetki itirazının takibin İstanbul 10. A.Ticaret Mahkemesinden alınan ihtiyati haciz kararına istinaden başlatıldığı gerekçe gösterilerek HUMK. nun 12. maddesi uyarınca reddine karar verilip diğer itirazının incelenmesi için duruşmanın 25.11.2004 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığı, bu duruşmaya borçlu vekilinin mazeret bildirmesi üzerine mahkemece mazereti kabul edilip 2. duruşmanın 10.2.2005 tarihine bırakıldığı ancak anılan bu tarihteki duruşmaya alacaklı vekili katılıp borçlu vekilinin gelmediği, alacaklı vekilinin de davayı takip etmeyeceğini bildirmesi nedeniyle davanın HUMK. nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına ve sonrasında 10.2.2005 tarihinden itibaren 3 aylık sürede dava yenilenmediğinden bahisle davanın HUMK. nun 409/5. maddesi uyarınca 25.5.2005 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Ancak bu karardan önce borçlu vekilleri İstanbul 3. İcra Mahkemesine hitaben yazmış bulundukları tarihsiz yenileme dilekçesini 6.5.2005 tarihinde Gaziantep İcra Mahkemesine sunmuşlar ve mahkeme hakiminin 6.5.2005 tarihli havalesi ile bu dilekçenin daha sonra İstanbul 3. İcra Mahkemesine 20.6.2005 tarihinde intikal ettirildiği tespit edilmiştir.
HUMK. nun 409/4. maddesi uyarınca borçlu vekillerince yenileme harcı 25.5.2005 tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair karardan çok sonra ve 4.7.2005 tarihinde yatırılmıştır.
Tüm bu durumlar karşısında borçlu vekilleri HUMK. nun 409/4. maddesi anlamında davalarını yenilemedikleri gibi izledikleri prosedüründe mahkemeler arası yazışma sistemine uymadığı anlaşılmakla temyiz taleplerinin reddi ile mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 20.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy