(2004 S. K. m. 363) (492 S. K. m. 32, 37) (YHGK 31.03.2004 T. 2004/12-163 E. 2004/184 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 9.695.734.400 TL asıl alacak ile ilamda öngörülen eklentilerle birlikte 14.500.000.000 TL toplam alacağın faiziyle birlikte tahsili için ilamlı takip başlatılmış ve borçluya 53 örnek numaralı icra emri gönderilmiştir.
Borçlu vekili tarafından icra mahkemesine sunulan itiraz dilekçesinde takibin tümden iptalinin istendiği işlemiş faizi ile toplam alacağa takipten sonra faiz yürütülmeyeceği ileri sürüldüğüne göre, icra mahkemesi kararında reddedilip temyiz edilen bölüm gözetildiğinde İİK'nun 363. maddesi gereğince hükmün temyizinin mümkün bulunduğu sonucuna varılmalıdır.
Bu nedenlerle borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin maddi hataya dayalı 30.5.2005 tarih ve 2005/7758 E.11568 K. sayılı kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Karşıyaka İcra Mahkemesinin 26.1.2005 tarih ve 2004/643 E.2005/124 K.sayılı kararının temyiz incelemesine geçildi.
Takip dayanağı ilamın hüküm bölümünde 523.569.657 TL karar harcının davalı borçludan alınmasına karar verilmiştir. Harçlar Kanununun 37. maddesi gereğince kalan harcın tahsili için Vergi Dairesine harç tahsil müzekkeresinin yazıldığı ancak, harcın tahsil edildiği yönünde bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, olayda Harçlar Kanununun 32. maddesinin uygulanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. O halde mahkemece takibe başlayan alacaklı tarafından anılan harcın yatırılıp yatırılmadığı araştırılmalı, harç ödenmeden sonraki işlemlerin (takip başlatma yapılamayacağı göz önünde tutularak bunun tamamlatılması için alacaklıya mehil verilmeli ve sonucuna göre bir işlem yapılmalıdır. (HGK. 9.4.1975 tarih 12/253 E. 526 K.) Eksik inceleme ile yargılamanın sürdürülmesi yasaya aykırıdır.
Ayrıca, faiz alacakları için ilamda müstakil bir karar verilmesi halinde de, Borçlar Kanununun 104/son maddesine göre faiz yürütülemeyeceği ve bu alacağın kapitale döndüğünden söz edilemeyeceği için mahkemece borçlunun anılan konudaki itirazının yukarıdaki kurala göre değerlendirilerek sonuca gidilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (HGK.31.3.2004 tarih ve 2004/12-163 E. 2004/184 K.)
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.12.2005 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy