(2004 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 91)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının genel haciz yolu ile başlattığı takipte borçlu tebligatın usulsüzlüğünü ve bu nedenle hacizlerin fekkini icra mahkemesinden şikayet yolu ile talep etmiştir.
Yargılama aşamasında alacaklı karşılıklı sulh olduklarından bahisle kendi açtıkları ferağa icbar davasından feragat ettiklerini anılan 20.05.2003 tarihli sulhname gereği borçlunun da icra mahkemesindeki bu şikayetinden vazgeçmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İcra mahkemesince alacaklılar vekilinin talebi doğrultusunda feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ferağa icbar davası nedeniyle verilen ilamın karar gerekçesinde sulhun tasdikine ilişkin bir hüküm kurulmadığı gibi açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu durumda karşılıklı edimleri içeren 20.05.2003 tarihli sulhnamenin yerine getirilip getirilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin icra mahkemesine yapılan şikayetin esasının incelenmesine engel teşkil etmez. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekir iken bu aşamada sulha değer verilerek şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy