(2004 S. K. m. 45)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili 462.189.412.500 TL bedelli ipotek akit tablosuna dayanarak 395.362.960.063 TL alacak ile asıl alacağın takip tarihinden itibaren %60 faiz oranında artış olması halinde % 50 fazlası %5 BSMV icra masrafları ve vekalet ücreti ile takibe geçmiş bu takipte ipotekli taşınmazın değeri 276.564.000.000 TL olarak belirlenerek 6.4.2004 tarihinde satış istenmiştir. Bu aşamada alacaklı vekili 16.8.2004 tarihi itibari ile de ipoteğin sebebi olan aynı kredi borcu için 125.000.000.000 TL alacak bildirerek genel haciz yolu ile takip başlatmıştır. Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda İİK.45. maddesinden bahisle rehinle temin edilen alacak için önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğinden bu takip sonuçlandırılmadan genel haciz yoluyla başlatılan takibin iptali ve bu takip nedeni ile uygulanan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
HGK'nun 18.4.2001 tarih ve 2001/12-345 E. 2001/367 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere özellikle takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olması halinde tüm alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla haciz yoluyla takip yapılması mümkündür. Somut olayda taşınmazın kıymeti belirlenmiş ve kesinleşmiştir. Taşınmazın değeri gözetilerek takip konusu alacağın karşılanamayacağı yolunda belirlilik oluşmuştur. Bu durumda genel haciz yolu ile başlatılan takibin iptali yolundaki şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru değildir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy