(2004 S. K. m. 170)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde dayanak bonodaki keşideci imzasının borçlunun eli ürünü olmadığından bahisle borçlu vekilince icra mahkemesinde itirazda bulunulmuş ve yaptırılan inceleme sonucu Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.6.2005 tarihli raporunda takip konusu senetteki borçlu Orhan İ. adına atfen atılmış imzanın onun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin ifade edilmesi üzerine mahkemece itirazın kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 49 Sayılı Kanunla değişik İİK. nun 170/3. maddesi hükmüne göre borçlunun imzaya itirazın kabul edilmesi halinde takibin durmasına karar verilmesi yerine iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince söz konusu senetteki imzanın yapılan incelemede borçlunun eli ürünü olup olmadığı tespit edilemediğine göre alacaklının senedi takibe koymasında kötü niyetinin veya ağır kusurunun ne şekilde oluştuğu da açıklanmadan alacaklının icra inkar tazminatı ile birlikte para cezasına hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy