(6762 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 104)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Faize faiz yürütülmesi kural olarak yasaktır. Ancak, TTK'nun 8/son maddesi uyarınca ödünç para verme işleri, bankalar, tasarruf sandıkları ve tarım kredi kooperatifleri hakkındaki hükümler saklıdır. Somut olayda da tarım kredi kooperatifi tarafından borçlu hakkında borç senedi ne dayalı olarak takip yapılmıştır. Sözü edilen borç senedinde "borcun yazıldığı tarihten itibaren yıl sonunda ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen günler için % 45 oranında hesap ve kapitalize edilecek faiziyle birlikte vade tarihinde borcun ödenmemesi halinde, vade tarihinden tahsil tarihine kadar % 60 oranında faiz hesap ve kapitalize edilmesi, faiz oranlarının arttırılması halinde yeni oranlar üzerinden faiz tahakkuk ettirilmesi" kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan borç senedinde mürekkep faiz yürütüleceği kabul edilmişse de alacaklı kooperatifin bağlı bulunduğu Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği, kanundan doğan bu yetkisini kullanarak kooperatif ortakları lehine değişik tarihlerde genelgeler yayınlayarak sözleşme dışında bir hesaplama yöntemi benimsemiş ve bu genelgeler, ortaklar tarafından kabul edilmiş ve uygulama bu şekilde sürüp gitmiştir. Yetkili merciin yetkisi dahilinde yürürlüğe koyduğu bu genelgelerin öncelikle uygulanmasında zaruret vardır.
Takibe dayanak senetlerde borcun yazıldığı tarihten itibaren yıl sonunda ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen günler için faiz oranlarındaki artışlar ve genelgelerdeki belirlenen esaslar nazara alınarak faiz miktarının hesaplanması ve kapitalize edilmesi suretiyle faiz alacağı belirlenmelidir ( HGK'nun 06.06.2001 gün ve 2001/12-445 E., 2001/474 K. ). Mahkemece yukarıda öngörülen kurallara uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy