(7201 S. K. m. 35) (2004 S. K. m. 134)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu A. S. Hizmetleri AŞ. nin ticaret sicilinde adresinin (B. mah. .. cad. .. sok No: .. Ç../A..)olarak yazılı bulunduğu A. Ticaret Sicili Müdürlüğünün icra dosyasında konulu olan 1.5.2002 tarihli yazısı içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu adrese gönderilen ödeme emrinin (gösterilen adres Çankaya Kaymakamlığı sağlık grup başkanlığınca mühürlendiğinden) tebliğ edilemeden iade edildiği görülmektedir.
Bu aşamadan sonra ödeme emri 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ancak, tebligat parçasına adreste yer alan (.. sok.) ibaresi yazılmamıştır. Ayrıca adresin mühürlü olması muhataptan kaynaklanmayan fiili bir imkansızlık olup bu durumda 35. maddeye göre yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilemez. Çünkü 7201 sayılı Kanunun 35/son maddesinde (daha önce tebligat yapılmamış olsa bile ticaret sicilindeki adrese 35. maddeye göre tebligat yapılabileceği) belirtilmiş ise de, somut olayda 35 maddeye göre yapılan tebligatta (... sok.) numarası hiç belirtilmediğinden bu işlem yasaya uygun olarak tamamlanmamıştır. O halde satış hazırlığının sürdürülmesi sırasında yine 35. maddeye göre yapılan satış ilanı tebliği de usulüne uygun değildir. Bu usulsüzlük tek başına ihalenin feshi nedenidir. Ayrıca, somut olayda borçlunun ticaret sicilindeki adresi mühürlüdür. Mührün izinsiz olarak bozulmasına yasal olanak bulunmadığı için, 35. maddeye göre usulsüz yapılan tebligatla ihalenin gerçekleştirilmesi doğru bulunmamıştır. Bundan başka taşınmaza takdir edilen değer ile satış bedeli arasındaki aşırı fark gözetildiğinde olayda zarar unsurunun da mevcut olduğu görülmektedir.
İhaleye sadece alacaklının katılmış olması da satışın yeteri kadar duyurulmadığı ve borçlunun müşteri teminine olanak tanınmadığı sonucunu doğurmaktadır.
O halde şikayet kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu ve İflas Dairesinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy