(2004 S. K. m. 170/son)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun imza itirazı mahkemece yerinde görülmüştür. 4949 Sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 170/son madde hükmüne göre "icra mahkemesi" itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu taktirde; alacaklıyı, senede dayanan takip konusu alacağın % 20.sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder" Takip alacaklısı dayanak senedin lehtarı olup keşideci borçlu tarafından senede atılan imzanın onun eli ürünü olup olmadığını bilebilecek konumdadır. Bonodaki imzaların borçlu eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, imza itirazı kabul edilene karşı başlattığı takipte ağır kusurlu sayılmalıdır. Bu itibarla mahkemece borçlu yararına takip konusu asıl alacağın % 20'si nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken borçlunun anılan konudaki isteminin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy