(2709 S. K. m. 46)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece verilen 10.12.2003 tarihli karar Dairemizce, 03.10.2001 tarih, 4709 sayılı kanunun 18. maddesi ile değiştirilen Anayasanın 46/son maddesinde yer alan değişikliğin 17.10.2001 tarihinden sonra kamulaştırma bedeli alacaklarına uygulanacağı gerekçesiyle bozulmuştur. İlgili yasada; 17.10.2001 tarihinden itibaren kesinleşmiş kamulaştırma bedelleri için Anayasa 46/son'da öngörülen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek gecikme faizi oranlarının uygulanacağına hükmedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde; bozma ile kararı temyiz eden borçlu lehine 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hususunun, kazanılmış hak oluşturduğundan, ilamın kesinleşme tarihi 22.07.2002'den itibaren bu faizin uygulanmayacağı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Oysa ki, borçlunun temyizi üzerine kararın bozulduğu ve bozma içeriğine göre ilamın kesinleşme tarihi (22.07.2002)'den itibaren Anayasa 46/son'a göre faiz hesabı yapılması ve sonuca gidilmesi borçlu aleyhine değil, lehine bir sonuç olup bu nedenle, mahkemece tüm bu ilkelere ve bozma içeriğine uygun bulunan bilirkişi Behzat Karadayı'dan alınan 13.12.2004 tarihli rapora göre şikayet konusunda bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy