(2464 S. K. m. 68) (3065 S. K. m. 17) (5422 S. K. m. 8, 12)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İpotek alacaklısı şikayetçi banka vekili, İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2005/4184 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin alacağına mahsuben yapılan ihalede tahakkuk eden, ancak 5281 sayılı Yasa gereği, istisna teşkil ettiği için ödenmemesi gereken KDV ve damga vergisi, tellaliye, tapu harcının ödenmesine ilişkin icra müdürlüğünün 17.11.2005 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Satışa konu taşınmazla ilgili ihalenin alacaklı banka lehine 17.11.2005 tarihinde sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına uyumu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5281 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda, damga vergisi üzerinden istisna edilen resmi işlemleri kapsayan 2 sayılı tabloya 35. fıkra eklenmiştir. Gerek 35. fıkradaki atıfla, gerekse 5281 sayılı Yasanın 31. maddesi ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasına 12 nolu bent ilave edilmek suretiyle banka ve diğer finans kurumlarına borçlu durumda olan kurumlar ile kefillerinin bu borçlarına karşılık borçlu bulundukları banka ve finans kurumlarına devrettikleri gayrimenkul ve iştirak hisselerinde, istisna uygulaması bakımından iki yıl süreyle elde tutma şartı aranmamıştır.
Yine 5281 sayılı Kanunun 33. maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanununun 17. maddesinin 4 numaralı fıkrasına (r) bendi eklenerek kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimleri, bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri istisna kapsamına alınmıştır.
Kanunun gerekçesinde belirtildiği gibi, İstisna uygulanabilmesi için gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satılması ve bu işlemden bir kazanç elde edilerek satan kurumun mali yanında bir iyileşmenin olması gerekmektedir. Bu nedenle, iştirak hisseleri ve gayrimenkullerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki gibi işlemler istisna kapsamına girmemektedir. Ancak, bu tür kıymetlerin mevcut borçlar karşılığında rızaen ve icra yolu ile devredilmesi işlemleri, devredenlerin finansman imkanlarını arttıracağından istisna kapsamında bulunmaktadır. Tapu harcının da bu kapsama girdiğinde tereddüt bulunmamaktadır. Ayrıca, tellallık harcı ile ilgili 2464 sayılı Kanunun 68. maddesinde tellallık harcını mal ve ürünleri satan gerçek ve tüzel kişilerin ödemekle yükümlü olduğu hükmü getirilmiştir. Yasanın emredici hükmüne göre, bu harcın sorumlusu, mal ve hizmetleri satan gerçek ve tüzel kişilerdir. Bu nedenle, tellâliye bedelinden borçlunun sorumlu olduğu düşünülerek alacaklının şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy