(2004 S. K. m. 78, 89)
Dava: Mahalli mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklılar, borçlu şirket hakkında ödenmeyen kira alacakları ile ilgili olarak 14.10.2003 tarihinde ilamsız takipte bulunmuş olup, borçlu adına çıkartılan 51 örnek ödeme emri 16.10.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Takibin şekline göre de, borçlu yasal 7 günlük sürede itirazlarını İcra Dairesine bildirmiştir. İİK'nın 78. maddesi uyarınca alacaklı ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra haciz konmasını isteyebilir.
Somut olayda borçlunun yasal sürede icra müdürlüğüne yaptığı itirazla icra takibi durduğuna ve alacaklı borçlunun itirazının kaldırılması veya iptaline ilişkin icra müdürlüğüne herhangi bir karar sunmadığına göre borçlunun hak ve alacaklarının haczi için 3. kişi bankaya İİK'nın 89. maddesi uyarınca 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesine ilişkin 31.10.2003 tarihli memurluk kararı doğru değildir. Bu durumda geçerli bir haciz işlemi bulunmadığına göre Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın ve HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy