(2004 S. K. m. 149) (1086 S. K. m. 43)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 ) Alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi harçlandırılmadığı gibi temyiz defterine kaydının da yapılmadığı görülmekle adı geçenin temyiz dilekçesinin REDDİNE;
2 ) Borçlu vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İ.İ.K'nun 149. maddesi gereğince icra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz "üçüncü şahıs" tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti 3. şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Anılan maddede sözü edilen bu husus aralarında zorunlu takip arkadaşlığı olan borçlu ile rehin veren 3. kişi hakkında birlikte takip yapılmasını gerektirir.
Somut olayda, sadece rehin veren hakkında takip yapıldığı görülmektedir. Bu eksiklik sonradan giderilmesi mümkün olmayan ve kamu düzeni ile ilgili, takibin iptalini gerektiren ve her aşamada ileri sürülebilecek niteliktedir. O halde, mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekirken İcra emrinin iptali ile yetinilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda ( 2 ) no'lu bentte yazılı nedenlerle İİK. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy