(2004 S. K. m. 168, 170/A) (6762 S. K. m. 642)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Ödeme emrinin tebliğinden önce borçlunun dayanak senetteki imzasına ve keşidecinin protesto edilmediğinden bahisle hakkında takip yapılamayacağına yönelik itirazı henüz ödeme emri tebliğ olunmadığından bahisle 19.10.2004 tarihli mahkeme kararıyla reddedilmiş, bu karar, muteriz borçluya 10.11.2004 tarihinde tebliğ olunmuş ancak, temyiz yoluna başvurulup vurulmadığı dosya içeriğinden anlaşılmamıştır. Ayrıca, 22.10.2004 tarihinde icra dosyasından borçluya örnek 163 ödeme emri tebliği üzerine, yasal 5 günlük (İİK'nun 168/5) süre içerisinde icra mahkemesine herhangi bir başvuru olmamıştır. Bu aşamadan sonra 03.11.2004 tarihinde 19.10.2004 tarihli kararın temyiz nedenleri olabilecek nedenler gerekçe yapılarak gecikmiş itiraz için yapılan başvurunun yasal dayanağı bulunmadığından gecikmiş itirazının kabulüne ilişkin mahkeme kararı yerinde değildir. Hal böyle olunca, gecikmiş itirazın kabulü ile TTK'nun 642. maddesi dayanak yapılarak takibin iptaline karar verilmesi de doğru değildir. Kabule göre de; imza itirazının geri alındığı bu nedenle İİK'nun 170/a-son madde hükmü gözetilerek TTK'nun 642. maddesinin nazara alınamayacağı da düşünülmeksizin yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy