(1086 S. K. m. 409, 429, 434)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: HUMK m. 429/2 hükmü gereğince Yargıtay ilgili dairesinin temyiz edilen kararı bozması ve dosyanın kararı vermiş olan mahkemeye gönderilmesi üzerine anılan madde 2. fıkrası gereğince (o mahkeme) temyiz edenden 434. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtay'ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.
Somut olayda ise, Yargıtay bozma ilamının taraflara tebliğinden sonra icra mahkemesince tensiple duruşma günü verilmiş ancak tensiple karar altına alınmasına rağmen taraflara duruşma davetiyesi tebliği çıkarılmamıştır. Bu eksikliğe rağmen somut olayda uygulama yeri bulunmayan 409. madde hükmü gereğince işlem yapılarak tarafların duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın müracaata bırakılması ve bilahare de HUMK m. 409/5 hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy