(2004 S. K. m. 358)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazlarının yerinde değil ise ;
Haczedilip yediemine teslim edilen menkullerin haciz esnasında değerlerinin de tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu malların yediemince teslim edilmemesi üzerine İcra müdürlüğünce teslim için yediemine gönderilen muhtıra tarihi itibarıyle evrak üzerinde bilirkişiye değer tespit yaptırılarak rapor alınmış ve raporda tespit edilen değer üzerinde yedieminin gayrimenkul ile menkul malları ile değer hak ve alacakları üzerine haciz uygulanmıştır. İİK.nun 358/2. maddesi aynen "... bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunmayacak bir sebepten dolayı telef veya ziyanı ispat edemeyen 3. şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tespit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince resen tazmin ettirilir." Hükmünü içermektedir.
Yasal bu düzenlemeye rağmen icra müdürlüğünce muhtıranın gönderilmesi tarihi itibarıyle değer tespiti yaptırılıp, yediemine teslim edilen malların teslim tarihindeki değerlerinin üzerindeki bir değerden yedieminin gayrimenkul ve menkul mal ve alacaklarına haciz uygulanması isabetsiz olup mahkeme şikayetin bu yönde değerlendirilmesi gerekirken tümden reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy