(2675 S. K. m. 32) (2004 S. K. m. 58, 129, 134)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Borçlu vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Karar, temyiz edene 30.12.2004 tarihinde tefhim edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 17.01.2005 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Alacaklı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
2675 Sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 32. maddesi hükmüne göre, Türk Mahkemelerinde dava ve icra dairelerinde takip açan gerçek ve tüzel kişi yabancıların yargılama ve takip giderlerini icra takip harcı, icra masrafları, alacaklının mesul olduğu cezaevi harcı, itiraz ve itirazın kaldırılması duruşmasındaki yargılama giderleriyle, bu yargılamanın borçlu lehine sonuçlanması halinde vekille temsil ediliyor ise yargılama giderlerinden olan vekalet ücretini ve takip yönünden borçlunun uğrayacağı zararları temin etmesi gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru İİK. nu 3. Cilt S:65 Sayfa: 2498) Ayrıca takip yapan yabancı alacaklı kurumun teminat tutarını Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanunun hükümleri dahilinde döviz olarak TC Merkez Bankasına depo etmesi gerekir. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olup ihalenin feshi davası açabilmenin ön koşulu olduğundan Mahkemece resen gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda Türk gemi siciline kayıtlı olmayan menkul hükmünde ki geminin ihalesinin feshini isteyen gemi donatını (maliki olduğu)'nu söyleyen Ukrayna uyruklu State Shipping Company Black Sea Company kişinin de gerçekten İİK. nun 134. maddesindeki ihalenin feshini isteyebilecek ilgili olduğu tespit edilmeden ve yukarıdaki koşulları yerine getirip getirmediği (iki ülke arasında müteakabiliyet anlaşmasının var olup olmadığı) araştırılmaksızın ve karar yerinde açıklanmaksızın işin esasına gidilmesi doğru değildir.
Öte yandan HGK. nun 6.5.1998 tarih - 98/325-12-287 esas sayılı karında da benimsendiği ve açıklandığı üzere cebri icra her devletin kendi ülke ve sınırları içerisinde haiz olduğu mutlak güç ve yetkilerdendir. Ve cebri icra devletin egemenlik ve hükümranlık haklarının kullanılmasının doğrudan bir sonucudur. Bu nedenledir ki dosya alacağının yabancı uyruklu bir şahsa temlik edilmesi sonucunda icra dairesinde yapılacak olan ihalenin alacaklı tarafından satışın mutlaka yabancı uyruklu bir kişiye yapılması yolundaki direktifi hukuken geçerli olmayıp, yapılacak ihaleye müdahale anlamı taşıdığından bu husustaki yazışmaların İİK. nun 134. maddesindeki fesih nedenleri olmadığı da nazara alınmaksızın sonucunun beklenmediğinden bahisle ihalenin feshine karar verilmesi de doğru değildir.
Muhammen bedelin Dolar üzerinden takdir edilmesi sonucunda ihale tarihinde anılan bedelin İİK. nun 58/3. maddesi gereğince TL'ye çevrilmesi sonucunda bulunacak bedel üzerinden İİK. nun 129/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde bu yön itibariyle ihalede herhangi bir usulsüzlükten söz edilemeyeceğinden mahkemece anılan ayrıntıya girilmeksizin kıymet takdirinin Dolar üzerinden belirlendiği ancak ihalenin TL olarak gerçekleştirildiği hususunda gerekçe yapılarak fesh kararı verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy