(6762 S. K. m. 321, 542)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı Fultan Enerji Sistemleri Ltd. Şti. tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine geçilmiş ve borçlulara örnek 163 nolu ödeme emri tebliğ ettirilmiştir. Alacaklı şirketi temsilen Güray Karaduman İcra Müdürlüğüne verdiği 16.06.2004 tarihli dilekçe ile alacaktan feragat ettiğini bildirerek feragat harcı yatırmıştır. Feragat dilekçesi ekinde ibraz edilen 15.01.2004 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, 30.12.2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile Güray Karaduman'ın 3 yıl süre ile alacaklı şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. TTK.nun 542. maddesi göndermesi ile limited şirketler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 321. maddesi uyarınca; "Temsile salahiyetli olanlar şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler. Temsil salahiyetinin tahdidi, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil salahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditler muteberdir." Bu yasal düzenleme karşısında limited şirket yetkilisinin alacaktan feragati için açıkça feragat yetkisi verilmesi gerekmediği açıktır.
Alacaklı şirket ortaklar kurulunun 29.01.2004 tarihli kararı ile takip dayanağı alacakları ile ilgili feragat yetkisi M.Halis Türkyılmaz'a verilmek suretiyle şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili Güray Karaduman'ın temsil yetkisi sınırlandırılmıştır. Birlikte temsil şartı ile temsil yetkisinin bir şube veya merkeze özel tutulması dışında kalan temsil yetkisi sınırlamaları, tescil ve ilan edilmiş olsa bile, şirketle temsilciler arasındaki ilişkilerde değerlendirilir ve iyiniyetli 3.kişilere karşı geçerli değildir. (Ord.Prof.Dr. Halil ARSLANLI-Prof.Dr. Hayri Domaniç, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, III.cilt, s.666, Temel Yayınları, İstanbul-1989) Somut olayda, TTK.nun 321. maddesine uygun bir yetki sınırlaması bulunmadığına ve borçluların kötü niyetli oldukları da iddia edilmediğine göre temsil yetkisinin sınırlanması 3.kişi durumunda olan takip borçlularına karşı ileri sürülemez. Kaldı ki, anılan ortaklar kurulu kararı ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğine dair dosyada bir belgede mevcut değildir. O halde, Mahkemece şikayetin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy