(6762 S. K. m. 599, 690) (818 S. K. m. 162)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı Erkan Özateş vekili tarafından borçlu hakkında 2.5.2004 vade tarihli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş ve adı geçene örnek 163 nolu ödeme emri tebliğ edilmiştir.
Borçlu vekili tarafından icra mahkemesine sunulan itiraz dilekçesinde diğer itiraz ve şikayet nedenleri yanında, bono bedelinin senet lehdarına ödendiği de ileri sürülmüş ve takibin iptali isteminde bulunulmuştur. TTK.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 599. maddesi gereğince, bonodan dolayı kendisine müracaat edilen kimse önceki hamillerden birisiyle kendisi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan şahsi defilerini yetkili hamile karşı ileri süremez. Borçlunun açıklanan nitelikteki definin geçerli olabilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin takip hukuku açısından geçerli yazılı bir belge ile kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda borçlunun lehdardan aldığı ödeme belgesinin hamile karşı ileri sürülebilmesi ve geçerli kabul edilebilmesi için yukarıda yazılan koşulların oluştuğu yönünde bir belge sunulamamıştır.
O halde mahkemece borçlunun sair itiraz ve şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanununun 162. ve sonraki maddelerinden söz edilerek yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy