(6762 S. K. m. 626, 642, 688, 690) (2004 S. K. m. 170/A) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip dayanağı senet TTK. nun 688/6.maddesi koşullarında tanzim yeri unsuru taşımadığından bono vasfında değildir. Bu nedenle alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapması mümkün değildir. Kaldı ki senet kambiyo senedi vasfında olsa bile borçlu senette lehtar cirantadır. TTK. nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken 626. ve 642. maddelerine göre keşideci protesto edilmediğinden takip alacaklısı hamil cirantalara, keşideci ve diğer borçlulara karşı takip hakkını kaybetmiştir. Bu nedenlerle icra mahkemesince öncelikle İİK. nun 170/a maddesi gereğince re'sen takibin iptaline karar vermek gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığından takibin iptali kararının yasal dayanağı İİK. nun 170/a maddesi olup bu maddede para cezası öngörülmediğinden, alacaklının para cezasıyla sorumlu tutulması isabetsizdir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 3. İcra Mahkemesi'nin 09.12.2004 tarih ve 2002/1323 esas, 2004/1785 karar sayılı kararının hüküm bölümünün para cezası ile ilgili (2). maddesinin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilen bu şekliyle İİK 366 ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına mahal olmadığına, 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy