(2004 S. K. m. 170/A)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Tebligatın usulsüzlüğü alacaklı tarafça da temyiz konusu edilmediğinden icra mahkemesi kararının hüküm bölümünde bu hususta hüküm kurulmaması sonuca etkili görülmemiştir. Ancak İİK. nun 170/a-son madde hükmüne göre, borçlu vekili tarafından icra hâkimliğine verilen itiraz dilekçesinde, imzaya itirazın yanında dayanak bononun 2.000 USD olarak düzenlenmesine rağmen, sonradan rakamla değer ifade eden bölümünün başına (1) , yazı ile değer ifade eden bölümünün başına ise (on) ibarelerinin ilavesi suretiyle 12.000 USD'ye dönüştürüldüğü iddia edilmiştir. Bu husus ceza mahkemesince yaptırılan adli tıp incelemesi ile doğrulanmıştır. Bu durumda, tahrifatsız olan kısım 2.000 USD'dir. Alacaklının bu miktar üzerinden takip yapmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. O halde, mahkemece takibin tahrif edilen miktar olan 10.000 USD üzerinden iptaline karar verilmesi gerekirken tümden iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy