(5680 S. K. m. 17/son)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı ilamda faizin başlangıç tarihi hakkında bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, faizin karar tarihinden itibaren başlatılması gerekir. (HGK.nun 05.04.2000 tarih ve 2000/12-739 esas, 2000/746 karar) (HGK.nun 04.07.2001 tarih ve 2001/2-565 esas)
Ayrıca, HGK.nun 01.12.2004 tarih ve 2004/12-667 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere, bütçe kanununda öngörülen faiz oranları genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları için uygulanabileceğinden, mahkemenin somut olayda bu yasaya göre faizin hesaplanması doğru değildir.
Takip dayanağı ilamda basın yoluyla hakaret nedeniyle manevi tazminata hükmedilmiştir. Uygulanacak faiz oranı ilamın niteliğine göre belirlenir. 4756 Sayılı Kanun ile değişik 5680 Sayılı Kanunun 17/son maddesinde, anılan maddeye göre açılacak davalarda hükmedilen tazminat için bankalarca verilen en yüksek işletme kredisi faizinin uygulanması öngörüldüğünden, somut olayda, faize yönelik itirazın bu kurala göre çözümlenmesi zorunludur. Eksik incelemeyle ve yanlış değerlendirmeyle karar tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, borçlular vekili tarafından 20.10.2004 tarihli müddet muhafaza dilekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de, adı geçenin 10.11.2004 tarihli dilekçesinde hükmün onanması talep edildiğinden borçlular vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy