(6762 S. K. m. 688)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: TTK'nun 688/2. maddesi gereğince bononun kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi taşıması gerekir. Dava dilekçesi ile borçlu, senedin taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği cezai şart karşılığı verildiğini, tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiğini beyan ederek takibin iptali talebinde bulunmuş; alacaklı davanın reddini savunmuştur.
Dosyaya delil olarak sunulan Bayilik Bölgesi satış noktası sözleşmesinin 5/a maddesine göre borçlu, alacaklıdan aldıklarının ve bu sözleşme süresince doğmuş/doğabilecek, cezai şart dahil her türlü borcunun teminatı olmak üzere aşağıda belirtilen alacaklı tarafından kabul edilen cins ve miktarlarda teminat verecektir. Yine aynı sözleşmenin 7. maddesinde cezai şart olarak 5000 ABD doları karşılığı Türk Lirası cezai şartın ödeneceği açıklanmış, borçlu tarafından alacaklıya verilecek senedin vade ve tutarının açık olarak düzenlemesinin ve gerektiğinde alacaklı tarafından doldurulmasına ve teminatın nakde çevrilmesine borçlunun itirazının olmayacağının borçlu tarafça resmen kabul ve taahhüt edildiği görülmektedir.
Takibe konu senet; 11.10.2002 de tanzim edilmiştir. Miktarı 5000 ABD doları olup borçlu tarafça alacaklı şirket lehine keşide olunmuştur. Her ne kadar borçlu tarafın sunduğu protokolde, teminat olarak verilecek bonoya doğrudan atıf bulunmamakta ise de, protokolün tanzim tarihi ile senedin tanzim tarihi aynı olup, cezai şart olarak verilecek teminat tutarı olan 5000 Amerikan doları da takibe konu senette yazılı miktarı karşılamaktadır. Protokoldeki imzaya alacaklı taraf karşı çıkmamıştır. Bu husus yine dosyada delil olarak konulu olan alacaklının borçluya hitaben gönderdiği ve borçlu tarafça itiraza uğrayan Çorlu 2. noterliğinin 25.12.2003 tarih ve 19773 no'lu ihtarnamesiyle de anlaşılmaktadır. Zira anılan ihtarnamede alacaklı 11.10.2002 tarihinde taraflar arasında düzenlenen satış noktası sözleşmesine dayanmakta ve bu sözleşme gereğince 5000 ABD doları cezai şartın muaccel hale geldiğini borçlu tarafa ihtar etmektedir.
Açıklanan nedenlerle takibe dayanak senedin taraflar arasındaki sözleşme gereği cezai şartın teminatı niteliğinde verildiği anılan şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin yargılamayı gerektirdiği dayanak belgenin mücerret borç ikrarını içermediği için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılması usulsüz bulunduğu nedenleriyle mahkemece borçlunun itirazının kabulü yerine yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy