(2004 S. K. m. 82)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekilinin İcra Mahkemesine sunduğu şikayet dilekçesinin 1. paragrafında, üzerine haciz konan evi alacaklı şirketten satın alındığını ve senetlerle borçlanıldığını bunların ödendiğini, ayrıca, 1 adette teminat senedi verildiğini bu senede dayalı yapılan icra takibinin kesinleştirildiğini, verilen borç senetlerinin ödenmesine rağmen teminat senedinin takip konusu yapıldığını öne sürüldüğü anlaşılmaktadır. Teminat olarak verildiği iddia edilen senet nedeniyle alacaklı tarafça yapılan icra takibine karşı icra mahkemesine başvurularak takibin iptal edildiğine dair borçlu tarafça her hangi bir kararda dosyaya sunulmamıştır.
Haczedilmezlik şikayetine konu olan evin öncesinin alacaklı tarafa ait olduğu tapu kaydından da açıkça görülmektedir. Kaldı ki, bu konuda yukarıda açıklandığı üzere borçlunun da kabulü vardır. Bu durum karşısında İİK' nun 82/son maddesi uyarınca borçlunun şikayetinin dinlenme olanağı yoktur. O halde, şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy