(2004 S. K. m. 361) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın 3. şahıs sıfatıyla azami 3.000.000.000. TL. limitle dava dışı A. Teknik Hizmetleri Ltd. Şti. nin borcundan dolayı davalı bankaya ipotek edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını gayrimenkulün 9.000.000.000. TL.'ye satılarak bedelin tamamının borca mahsup edildiğini, yapılan başvuru neticesinde haksız tahsil edilen 6.000.000.000. TL. nin iade edildiğini ve faiz ödenmediğini belirterek haksız tahsil edilen paranın geri ödeme tarihine kadar işleyecek ticari faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 600.000.000. TL.'lik kısmının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 24.1.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.746.000.000. TL. üzerinden alacağa hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra dosyasından çıkartılan muhtıra üzerine fazla tahsil edilen paranın iade edildiğini, davacının faiz talep hakkı bulunmadığı gibi, istenen faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 1.746.000.000. TL.'nin davalıdan tahsiline, bunun 600.000.000. TL.'lik kısmına dava tarihinden, geri kalan 1.146.000.000. TL.'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren Merkez Bankası'nın kısa vadeli ticari faizlere uyguladığı reeskont faizinin uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.'nın 361. maddesi hükmüne göre, icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa, verilen para ayrıca bir hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır. Bu halde, fazla ödenen paranın iadesi için muhtıranın tebliği ve tanınan ödeme süresinin geçmesinden sonra temerrüt oluşacağından, ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz istenebilir.
Somut olayda, fazla yapılan ödemenin iadesi için çıkarılan muhtıra alacaklıya 29.6.2004 tarihli tebliğ edilmiş, alacaklı muhtırada ön görülen 7 günlük ödeme süresi içinde (5.7.2004 tarihinde) icra dosyasına fazla ödenen parayı iade etmiştir.
Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmeden davalının faizle sorumlu tutulmasında bir isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 01.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy