(818 S. K. m. 104)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı ilamda 9.271.075.344 TL. işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. HGK.nun 31.03.2004 tarih ve 2004/121-162-163 sayılı kararında bu nitelikteki faiz alacakları için Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesine göre faiz yürütülemeyeceği kabul edilmiştir. Ayrıca, yine HGK.nun 12-709-781 sayılı kararında da açıklandığı üzere temerrüd faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine karar gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılıktır. Oysa, alacaklıya ait bir para meblağının faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine faiz ödenmesi öngörülmüş ise kapital faizi söz konusu olur. O halde, mahkemece asıl alacağa takip tarihinden sonra faiz yürütülemeyeceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy