(2004 S. K. m. 149, 150/ı, 151) (1086 S. K. m. 187)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip dayanağı ipotek akit tablosunda Boronkay Otomotiv San. Ürünleri A.Ş. asıl borçlu olup, Boronkay Oto Sanayi ve Tic. A.Ş. ise müşterek borçlu müteselsil kefil konumunda olup taşımazın maliki 3. kişidir. İncelenen icra dosyasında kredi veren bankanın 7.5.2002 tarihli ihtarnamesinde takip borçlularının taraf olarak yer aldığı görülmüştür. İİK. nun 150/ı. maddesinde hesap özetinin birden fazla tebliğ olunacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığında anılan hesap özeti tebliği alacaklının İİK. nun 149. madde koşullarında takip yapması için yeterli olup, daha sonra gönderilen hesap özetlerinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde yapılmış bir itiraz bulunmadığından alacaklının 151 icra emri tebliği suretiyle takip yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Ancak takip borçlularından farklı hükmi şahsiyetleri olan Boronkay Oto Tic. ve San A.Ş. ile Boronkay Otomotiv San. Ürünleri A.Ş. ayrı ipotekten kaynaklansa dahi icra mahkemesine ayrı ayrı başvurmaları halinde mahkemece her iki şikâyet dosyalarının birleştirilmesi üzerine her iki dosya ile ilgili şikâyet konusu değerlendirilip oluşacak sonuca göre ayrı ayrı karar verilmesi gerekir.
HUMK. nun 187. maddesi gereğince aynı davanın mahkemede derdest olduğu yolundaki itiraz ilk itirazlarından olup HUMK. nun 478. maddesi gereğince ilk itirazın ilk celsede yapılması zorunludur. 2. davada süresinde derdestlik itirazında bulunulmaması halinde 2. dava esastan incelenir. Somut olayda ise, birleştirilen dosyalarda derdestlik iddiası ileri sürülemeyeceğinden, mahkemece yukarıda açıklanan kurullar da göz ardı edilerek, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda birleştirilen 2002//978 E. sayılı dava dosyası hakkında da bir karar vermek gerekirken, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy