(7201 S. K. m. 21, 32) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İtiraz eden borçlu, adına gönderilen 163 örnek ödeme emrini tebellüğ etmeden postacı tarafından bırakıldığını ve ödeme emrinden itiraz dilekçesini vermiş olduğu tarih itibariyle haberdar olduğunu ileri sürmüştür. Borçlunun dilekçesinde belirtmiş olduğu bu neden, tebligat işleminin usulsüz yapıldığını da içermektedir. Dosya kapsamında ödeme emri tebliğinin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükümlerine göre yapılmasına rağmen, Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinin uygulanmadığı, muhatabın adreste bulunmama nedenlerini komşu, ihtiyar heyeti, meclis üyesi veya zabıta amir ve memurlarından tahkik edilip beyanlarının imzalatılmadığı ve imzadan çekinme halinde bu hususun belirlenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda tebliğ işlemi usulüne uygun bulunmamaktadır. O halde, Mahkemece 7201 sayılı kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihi tespit edildikten sonra borçlu itirazı süresindeyse işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy